بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعٖ ٧

Ki o, ne semirtir (doyurur), ne de açlığı giderir.

– Hasan Basri Çantay

وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ نَّاعِمَةٞ ٨

Yüzler (vardır) o gün güzeldir (ni'metlere mazhardır).

– Hasan Basri Çantay

لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةٞ ٩

(Dünyâda tâat ve ibâdetle) çalışdığından dolayı hoşnuddur.

– Hasan Basri Çantay

فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٖ ١٠

Yüksek bir cennetde (dir).

– Hasan Basri Çantay

لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةٗ ١١

Orada boş bir lâf işitmez.

– Hasan Basri Çantay

فِيهَا عَيۡنٞ جَارِيَةٞ ١٢

Orada dâima akan bir (nice) pınar,

– Hasan Basri Çantay

فِيهَا سُرُرٞ مَّرۡفُوعَةٞ ١٣

orada yüksek tahtlar,

– Hasan Basri Çantay

وَأَكۡوَابٞ مَّوۡضُوعَةٞ ١٤

(önlerine) konmuş kablar,

– Hasan Basri Çantay

وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةٞ ١٥

sıra sıra dizilmiş yasdıklar,

– Hasan Basri Çantay

وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ ١٦

yayılıb serilmiş saçaklı halılar vardır.

– Hasan Basri Çantay

أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ ١٧

Onlar haalâ (ibretle) bakmazlar mı o deveye, nasıl yaratılmışdır o?

– Hasan Basri Çantay

AYARLAR
Okuyucu